|
Avrupa Birliği Geçmiş Yıllarda Türkiye'nin Et İhracatına
"Deli Dana" Hastalığı nedeniyle darbe vurmuştu...
Şimdide Beyaz Ette aynı senaryolar mı uygulanıyor..?
"Kuş Gribi" Türkiye'nin ihracatı üzerine oynanan bir
oyun mu?
“Kuş Gribine Ciddi Çözümler Üretilirken “SU GRİBİ”
Olacağız ..!”
“TÜKORDER” Genel Başkanı, ÖNER SAMANLI;
İçtiğimiz Suya Dikkat!!!!
"Kuş gribi sebebiyle bugüne kadar yaklaşık 1 milyon
kanatlı hayvan itlaf edildi. Bunların tamamına yakını
çukurlara gömüldü. Uzmanlar yakma tesislerinde bertaraf
edilmesi gerekirken, kanatlı hayvanların gömülmesinin
sakıncalarına dikkat çekerken, ölümcül virüsün yeraltı
sularına karışma tehlikesi gündeme geldi. " bitarafı
temizlerken bi tarafı batırıyoruz.bu cahillikle ne
olacak bizim sonumuz.?” Sözleriyle Belediyelerin ve
itlaf çalışmalarına katılan kurumların Valiliklerin,
“YER ALTI SU KAYNAKLARIMIZ RİSK ALTINDA” diye dikkatini
çekti.
VİRÜS BELİRLİ ARALIKLARLA NEDEN TÜRKİYE’NİN KABUSU
OLUYOR..?
YOKSA BUNLAR BİRER TÜRKİYE ÜZERİNE OYNANAN OYUN MU..? NE
DERSİNİZ...?
Diş Siyaset ile kuş gribinin alakası ilk anda
kurulamayabilir; ama kafa karıştıran sorular var
bizce...
Örneğin, Türkiye''nin Gümrük Birliği''ne girdiği sırada
yaptığı muafiyet anlaşmalarından kırmızı ve beyaz etle
ilgili olanı 2006 yılı başında sona erdi. On yıl boyunca
Avrupa’'dan kırmızı ve beyaz et ithal edilmemesi
konusunda muafiyet elde etmiştik. AB bize kırmızı ve
beyaz et satabilmek için defalarca kapımızı çalmıştı.
Ancak İngiltere''de patlak veren deli dana hastalığını
da bahane eden Türkiye 2006 yılının başına kadar bu
muafiyetleri kullandı
Kuş gribi sizlerinde bildiği gibi...
Kuş gribi virüs
kaynaklı ve bu nedenle de bulaşıcı hastalıktır.
Hastalığa neden olan virüs grip (influenza) virüsü ile
aynı aileden gelir ve hastalığa bu yüzden kuş gribi veya
avian influenza da denir.
Bu
hastalık kuşlara ve domuzlara bulaşabilir. Bilhassa
kümes hayvanlarının yetiştirildiği çiftliklerde
hayvanların birbirine çok yakın ortamlarda yaşmaları
nedeniyle salgın tehlikesi çok yüksektir.
Kuşlarda
hastalığın seyri sebep olan virüse göre değişir ve kuş
gribi virüsünün 15 ayrı çeşidi vardır. Genelde tüylerde
kırışıklık ve yumurtlamada azalma olarak kendini
gösteren hastalık H5 ve H7 türündeki ( yani ağır patojen
özelliğe sahip) virüsler sebebiyle ortaya çıkarsa
oldukça öldürücüdür ve hastalığın bulaştığı kuşlar ilk
güde ölürler.
H5N1
virüsü ile ortaya çıkan kuş gribi türü insanlara aslında
kolayca bulaşabilen bir hastalık değil, yani özel
şartlar dışında insana virüsün bulaşması çok zor.
Hastalığın bulaşması için kuşlarla yakın temas halinde
olmanız gerekiyor veya dışkısının bol olduğu ortamda sık
sık bulunmanız gerekiyor.
Yinede bu
kadar önlemim alınması ve kuş gribinin gündemi bu kadar
kurcalaması durup dururken oluşan bir sonuç da değil.
Aşırı
önlemlerin 2 nedeni var: ilk neden H5N1 virüsü insana
bulaştığında bu günkü veriler ile 122 kişinin 62'sinin
(1) ölümüne sebep olarak uç düzeyde ölümcül sonuçlar
yarattığını kanıtlamış olması.
İkinci
neden ise virüsün mutasyona uğrama riski ile bağlantılı.
Influenza virüsünün ailesinden gelen H5N1 (avian
influenza) diğer influenza virüsleri gibi DNA değiş
tokuşuna çok yatkın bir virüs.
Ölümcül
etkileri de göz önüne alındığında, insana bulaştığı anda
insandan insana kolayca bulaşabilen bir baksa grip
virüsünde bulaşmayla ilgili gerekli DNA'yı edindiği
takdirde, insanlar için ölümcül yeni bir grip virüsünün
oluşması işten bile değil.
Bu
virüsün de bir gribin etkisi ile insanlara bulaşacağını
düşünürsek, yol açacağı sonuçlar insanlığın varlığı
adına bile tehlike oluşturacak seviyelere ulaşabilir.
Bu
tehlikeyi gören birçok ülke yöneticileri ve bilim
adamları ilk başta o kadar da tehlikeli görünmeyen kuş
gribinin üzerine bu denli hassasiyetle gitme
zorunluluğunu hissediyorlar.
H5N1 kuş
gribi virüsünün hikâyesi
Aralık
2003:
Güney
Kore’de ilk H5N1 kuş gribi salgını.
Ocak
2004:
Çin ve
Japonya’da H5N1 kuş gribi salgını sonra Tayland ve
Vietnam’a da ulaştı, bu son ülkelerde sekiz kişi öldü.
Dünya
Sağlık Örgütü (WHO), ABD ve İngiltere’de aşı için
gönüllü aramaya başladı.
Şubat
2003:
Virüs
Hong Kong’da bir kişinin ölümüne neden olarak ilk kez
gündeme oturdu
Mart
2004:
Virüs
Asya’daki kuş sürüleri arasında yayıldı ve bu sürümlerle
batıya doğru da ilerlemeye başladı.
Vietnam
ve Tayland’da yeni insan ölümleri meydana geldi.
Ağustos
2004:
100
milyon tavuk itlaf edildi.
Çin,
domuzlarda da kuş gribi görüldüğünü duyurdu.
Kasım
2004:
DSÖ,
milyonlarca insanı öldürebilecek bir salgın
olabileceğine dikkat çekti.
Aralık
2004:
Yıl
içinde H5N1 kuş gribi virüsü 32 kişinin ölümüne neden
oldu..
Şubat
2005:
Vietnam’da bu sefer 12 ölüm.
H5N1 kuş
gribi Kamboçya’ya da yayıldı.
Mayıs
2005:
DSÖ Ocak
2004’ten beri Vietnam, Kamboçya ve Tayland’da 53 kişinin
öldüğünü duyurdu.
Ekim
2005:
Asya'dan
gelen göçmen kuşların geçiş yolundan bulunan Romanya,
Türkiye, Yunanistan, Makedonya, kuş gribi tespit edildi.
Peki böyle virüslü bir hastalığın bu
aralar Türkiye'de sık görülmesi normal mi? Bu hastalığın
Türkiye'ye yayılmasını sadece göç eden kuşlar mı
sağlıyor bu bir komplo mu?
"TÜKORDER"
YORUMU TÜRK HALKINA VE KAMU VİCDANINA BIRAKIYOR..!
"TÜKORDER"
Tüketiciyi Koruma ve Bilinçlendirme Derneği
Genel Merkezi
www.tukorder.org
www.tuketiciyikoruma.org
"ULUSAL HEDEFİMİZ BİLİNÇLİ TÜKETİM TOPLUMU
OLUŞTURMAKTIR."
"BİLİNÇLİ TÜKETİCİ SAĞLIKLI BİR EKONOMİNİN TEMELİDİR"
|