|
Trişinellozis Et satışlarını düşürdü...
“TÜKORDER” Tüketiciyi Koruma ve Bilinçlendirme Derneği, Genel Başkanı
Öner SAMANLI İzmir'de ortaya çıkan at ve domuz etlerinin neden olduğu ''trişinellozis''
hastalığının yayılmasının ardından insanlarda bir tedirginlik
başladığını belirterek, ''Genelde et satışlarında bir düşüş oldu. Bu
tabii ki kasapları olumsuz etkiledi'' dedi.
Samanlı, İzmir'de yaşanan ''trişinellozis'' vakalarının temelinde,
plansızlık ve denetimsizliğin yattığını belirterek, olaydan sonra sadece
kasapların suçlanmasının haksızlık olduğunu söyledi.
Kendilerinin yıllardır Türkiye'de hazır kıyma satışının yasaklanmasını
istediklerini ancak, bu konudaki girişimlerinin sonuçsuz kaldığını
anlatan Samanlı, şunları kaydetti:
''Bu yöndeki yasal girişlerimizi kurban bayramının sonrasında
tekrarlayacağız. 14 Şubat'ta yapılacak Yönetim Kurulu toplantısında
hazır kıyma satışının yasaklanmasına dair görüşbirliğine varıp, daha
sonra hep birlikte Ankara'da bakanlığa gideceğiz.
Hazır kıyma satışına olanak tanıyan ilgili gıda maddeleri yönetmeliğinin
kaldırılmasını talep edeceğiz. Çünkü hazır kıymaya, insanların görmek
bile istemeyeceği şeyler katılabiliyor. İlgili yönetmelik kaldırılana
kadar en azından hazır kıymanın İl Tarım ve İl Sağlık Müdürlükleri
tarafından çok sıkı denetlenmesi gerekiyor.''
''VETERİNER KONTROLLÜ SATIŞ NOKTALARINI TERCİH EDİN''
“TÜKORDER” Tüketiciyi Koruma ve Bilinçlendirme Derneği, Genel Başkanı
Öner SAMANLI de, tüketicilerin et alırken, veteriner kontrollü satış
noktalarını ve güvendikleri, denenmiş satış yerlerini tercih etmeleri
gerektiğini söyledi.
Samanlı, hazır kıyma üretimi satışı ile ilgili olarak 10 Şubat 2000
tarihli 2000/5 sayılı tebliğ ile gıda kodeksinde taze et, hazırlanmış
et, hazırlanmış et karışımları bölümünde gerekli tanımların yapıldığını
ve kontrolü hakkında açıklamalarda bulunulduğunu belirtti.
Samanlı, buna göre hazır kıyma satışının veteriner hekim bulunduran
yerlerde yapılabildiğini kaydederek, kodekste tanımlanmış bir ürünün
tamamen kaldırılamayacağını kaydetti.
Kuşbaşı etin tüketici tarafından karşıdan ayırt edilmesinin çok kolay
olmadığını belirten Samanlı, tüketicinin dikkat etmesi gereken hususları
şöyle sıraladı:
''Veteriner kontrollü satış noktaları, güvenilen, denenmiş satış yerleri
tercih edilmeli.
Resmi ve özel kombinaların istihdam ettikleri veterinerlerin
düzenledikleri sevk raporu, müşterinin göreceği bir yere konulmalı.
Eti en kolay kemik üzerindeyken ayırt etmek mümkündür. Bu nedenle eti
kemikli görmeye çalışmalı.
Üretim izinleri alınmış markalı ürünler tercih edilmeli.
Hayvansal ürünlerde güven ve kalite ön planda tutulmalı, cüzi fiyat
farklarına itibar edilmemeli.''
RAPOR ALINMAMIŞ ETLER HALK SAĞLINI TEHDİT EDİYOR
Öner SAMANLI, Türkiye'de sığır ve koyun etlerinin kontrolü üreticinin
elinden çıktığından itibaren Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın
denetiminde olduğunu belirterek, sığır ve küçükbaş hayvanların köyden
veya ilçeden çıkışında menşe şahadetnamesi düzenlendiğini kaydetti.
İlçeden, il ve diğer ilçelere sevki için bu şahadetnamelerin hayvan sevk
raporuna dönüştürüldüğüne işaret eden Samanlı, bunu vermek için de
hayvanlarda kulak küpelerinin takılı ve aşılarının yapılmış olması
gerektiğini dile getirdi.
Samanlı ''Canlı hayvanların nakledilmesi için de kulak küpesinin yanı
sıra kimlik kartlarının, sağlık raporuyla birlikte olması gerekir''
dedi.
Hayvan ve hayvansal maddeler için 1., 2. ve 3. sınıf mezbahalar ve
kombinalar bulunduğunu, 1. sınıf mezbaha ve kombinaların tüm illere, 2.
sınıf mezbahaların sadece bulunduğu ilçe sınırlarında sevk yaptığını
belirten Samanlı, et ve et ürünlerinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın
hayvan maddelerinin sevkine mahsus yurtiçi veteriner sağlık raporu
olması gerektiğini vurguladı.
Öner Samanlı ''Bunun dışında rapor alınmamış kayıt dışı dediğimiz canlı
ya da kesik etlerin tamamı halk sağlığını tehdit edici özelliktedir''
dedi.
“TÜKORDER” Tüketiciyi Koruma ve Bilinçlendirme Derneği, Genel Başkanı
Öner SAMANLI, il sınırları içinde bulunan 7 adet entegre kesimhane ile
kasap, market ve süpermarketlere giren etlerin rutin denetimini
gerçekleştirdiklerini söyledi.
Samanlı, konuyla ilgili yetki 1995 yılına kadar tamamen belediyede iken
560 sayılı kanun hükmünde kararnameyle bu yetkilerin Tarım ve İl Sağlık
Müdürlüklerine devredilmesiyle bir başıboşluk ortaya çıktığını savundu.
|